Matador
Pierce Brosnan'ın filmi sinemalarda oynuyor ama ben filmi uçakta izledim. Yaklaşık 24 saat süren aktarmalı bir yolculuğun son saatlerine denk geldiği için belki açık bir zihinle izleyememişimdir ama yine de bir yorum yazayım dedim.Pierce Brosnan'ın oynadığı karakter Julian dünyanın dört bir yanında cinayetler işleyen bir tetikçidir. Bu arada güzel kadınlarla gecelik ilişkiler yaşamayı ve hatta liseli kızlara asılmayı ihmal etmeyen Julian kelimenin tam anlamıyla duygusuz pisliğin tekidir. Meksika'da kendisine verilen görevi yerine getirmeye gittiğinde o günün doğum günü olduğunu unutacak kadar normal hayattan kopuk ve yalnız olan Julian, otelin barına indiğinde bir iş bağlamak için ortağıyla Meksika'da olan Danny (Greg Kinnear) ile tanışır. Danny birkaç yıl önce iş yaptığı ortakları tarafından ortada bırakılmış ve trajik bir şekilde tek çocuklarını bir kazaya kurban vermiştir ve bu iş son çaresidir. Nitekim fırtına sırasında mutfağın duvarını yıkarak içeri devrilen ağaca umursamadan karısını (Hope Davis) bırakıp Meksika'ya gitmiştir.
Julian'la Danny arasında bir arkadaşlık başlar. Mesleğini merak eden Danny'ye Julian gerçeği söyler ama tabii buna inanmak mümkün değildir. Julian bir boğa güreşi sırasında izleyiciler arasında gördüğü bir adamı, yakalanmadan nasıl öldüreceğini tatbikli şekilde anlatınca Danny ister istemez ona inanacaktır.
Julian Danny'den yapması gereken "iş"te kendisine yardımcı olmasını ister ama bu Danny'nin kolay kolay yapabileceği bir yardım değildir.
Birkaç ay sonra sürekli dikkati dağıldığı için işini düzgün yapamayan Julian, kendi işvereninin hedefi haline gelince Danny'nin kapısını çalacak, karısıyla tanışacak ve ondan kendisine olan "borcunu" ödemesini isteyecektir.
Okuduğum birkaç eleştiride Pierce Brosnan'ın daha önceki filmlerde oynadığı kibar ve cazibeli adamın tam tersi bir rolü üstlendiği söylenmiş ama açıkçası bana pek öyle gelmedi. Brosnan her ne kadar bir pisliği oynasa ve tuhaf renkler giyse de bıyığın kendisine yakıştığını, o kıyafetlerle bile sırım gibi durduğunu söylemek lazım. Bence Brosnan yine de cazibeli bir pislik olmuş.
Hope Davis'i beğendim. Mumford'da da beğendiğim aktrisin Julian'a "mesleği" konusunda destek vermesi hakikaten komikti.
Demin karakterlerin isimlerini tam hatırlayamadığım için imdb'ye bakarken bazı yorumları gördüm de acaba ben bazı şeyleri kaçırdım mı dedim? Julian ve Danny arasında "iş"ten farklı şeyler geçmiş olabilir mi? Mehmet'e sormam lazım.
Matador sıkılmadan izlenebilen bir film ama gerçek bir kara film olması için biraz daha keskin olması gerekirdi. Arada kalmış gibi geldi bana. Yine de o yorgunlukla sonuna kadar uyumadan izlememi sağladığına göre gidiş yolculuğunda yayınlanan ve benim izlemek yerine boş durmayı tercih ettiğim "Cheaper by the Dozen 2" ve "Tristan ve Isolde" den daha ilginçmiş demek ki.

